|
Outdoor&Sign Eki:
Sistem Printing Company Ticari Genel Müdür Yardımcısı
İzzet KÜLEKÇİOĞLU’nun sorularınıza verdiği yanıtlar aşağıdadır
Kurumunuzun açıkhava reklam mecrasındaki vizyonundan bahseder misiniz?
Serigrafide TS EN ISO 9001:2000 kalite belgesini ilk alan Türk kuruluşu olan firmamız, sahip olduğu makine parkı ve yüksek baskı kapasitesi ile kaliteli ve hızlı hizmet verdiği gibi, öncü kimliği ile pazara yön vermekte, uzman kadrosu ile serigrafi teknolojileri danışmanlığı hizmeti de vermektedir.
9000 m2’ye ulaşan entegre üretim tesislerinde, tüm baskı tekniklerini (serigrafi, ofset, dijital) bünyesinde barındıran firmamız, üretimin her aşamasını kendi içinde çözümlemektedir.
Özetlemek gerekirse; ihtiyaç duyduğunuz tüm baskı işlerinizde; “Sistem, kaliteli, ekonomik ve hızlı çözüm ortağınızdır”.
Son dönemdeki açıkhava reklam trendleri neler?
Billboardlar, raketler, megalight posterler yanında hızla gelişen led uygulamaları açıkhavanın yükselen trendleri olarak göze çarpmaktadır.
Türkiye’de açıkhava reklam pazarının geldiği son durumu değerlendirir misiniz?
Son dönemde pek çok firma açıkhavayı ana mecra gibi kullanıyor. Açıkhava doğası gereği üç boyutlu da uygulanabiliyor. Bu nedenle reklamcılar yaratıcılıklarını daha özgür kullanabiliyorlar. Önceleri tabelalar olarak görülen açıkhava mecraları, günümüzde raket, billboard, megalight poster, otobüs durağı, araç giydirme olarak göze çarpıyor. Ayrıca satış noktalarındaki kurumsal kimlik uygulamaları ile tüketicide marka imajını pekiştirmektedir.
Günümüzde reklâm bütçelerinden açıkhavaya daha fazla pay ayrılmaya başlanmıştır. Bu da gözle görülür görsel şovlara neden olmaktadır.
Markanız adına açıkhava reklam pazarında farklılaşabilmek için ne tür stratejiler geliştiriyorsunuz?
Zaten sistemprint markası yaptığı işlerle ve makine parkı ile piyasada ki diğer firmalardan farklı bir konumdadır. Hızımız, kalitemiz ve zamanında teslimatımız ile diğer firmalardan kolaylıkla ayırt edilebiliyoruz. Bunu en iyi şekilde müşteriye anlatıp bu farklılığı müşteriye hissettiriyoruz.
Ayrıca dünyadaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Yurtiçi ve yurtdışı sektör fuarlarına katılıyoruz, ziyaret ediyoruz, gelişen trendlere göre önlemlerimizi alıyoruz, ürün yelpazemize her geçen gün yenilerini katıyoruz. Örneğin dijital piyasasındaki gelişmeleri yakından takip ettik, taşların yerine oturmasını bekledik ve ondan sonra yatırım yaptık. Şimdi inanıyoruz ki en doğru seçimleri yaparak dijital baskı ünitemizi oluşturduk. Ayrıca son dönemde ışıklı reklam konusunda faaliyet gösteren bir firmayı bünyemize kattık. Şunu söyleyebiliriz, müşterilerimizin ya da tasarımcıların her türlü reklam ürünü taleplerini, tek noktada (firmamızda) çözme konusunda doğru çözüm ortağı olduk.
Avrupa’yla Türkiye açıkhava reklam mecrasını karşılaştırarak, pazarı gelecek yıllar ekseninde değerlendirir misiniz?
Üretim tesisimizi pek çok Avrupalı ve Amerikalı meslektaşımız gezdi. Teknolojik açıdan
hiçbir eksiğimizin olmadığını söylediler. Sektördeki pek çok yerli firma da teknolojik açıdan yeterli seviyede. Bizdeki tek eksik sektöre yön veren firmaların birbirleri ile dayanışma içerisinde olmaması. Bu amaçla kurulan ARED yeterli ilgiyi ve desteği görmüyor. Yaşanan rekabet kaliteyi artırmak, yenilikler peşinde koşmak yerine, fiyat indirimine dayalı bir rekabet olduğu için firmalar maddi açıdan zarar görüyor.
Türkiye reklam sektörü konusunda Avrupa ile aynı hatta birçok Avrupa ülkesinden daha ilerde olduğunu düşünüyoruz. Globalleşen dünya ve internet sayesinde dünyanın öbür ucundaki bir yeniliği aynı anda görme şansına sahip olabiliyoruz. Ülkemizde gelecek dönemlerde görüntü kirliliğini önleme girişimlerinin daha da artacağı düşünüldüğünde, denetlenen reklam mecralarının artırılması gerektiği düşüncesindeyiz. Ancak bu konuda karşılaşılan tekelci anlayışın kırılması konusunda, gerekli düzenlemelerin yaptırılabilmesi için sektörde faaliyet gösteren tüm kuruluşların üzerine düşeni yapması gerektiği görüşündeyiz.
Pazardaki çok uluslu ve global şirketlerin mecraya kazandırdıklarıyla ilgili neler düşünüyorsunuz?
Günümüzde şirket evlilikleri son derece başarılı sonuçlar vermektedir. Aile şirketi yapısından kurtulup kurumsal olma yolunda adım atan firmalar, çok daha hızlı gelişiyor. Diğer sektörlerde olduğu gibi Açıkhava Reklam sektöründe de çok uluslu ve global şirketlerin artması sektörün disipline edilmesi ve dünyaya açılmak adına büyük faydalar sağlamaktadır. Diğer yandan çok uluslu şirketlerin geniş reklam bütçeleri, sektörde yeni fikirlerin ve yeni mecraların doğmasını sağlamaktadır.
Açıkhava reklam mecrasında hukuksal ve sektörel düzenlemelerin yeteri kadar yerine getirildiğini düşünüyor musunuz?
Açık hava Reklâm sektöründeki her türlü hukuksal ve ticari düzenleme Büyük Şehir Belediyelerinin yetki ve denetimindedir. Reklam mecralarını ve vergi oranlarını belirleme yetkisi belediyelerimize aittir. Mevcut yasa ve düzenlemeler, bizzat belediyeler eli ile oluşturulan reklam mecraları belli gruplara ihale edilmesini engelleyemediği gibi, haksız rekabet girişimlerini de körüklemektedir.
Bunların dışında sektörümüz için tehlike arzeden yeni bir girişimden söz etmekte yarar görüyoruz. Bilindiği gibi 2005 yılında 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nda yapılan değişiklik ile İlan ve Reklam vergileri %8000 ile %40000 oranında artırılmış, belediyelere de alt ve üst sınırlar arasında vergi oranı belirleme yetkisi verilmişti. Önceleri en üst oran uygulanmak istenmiş, adeta sektör kilitlenmişti. Sektörel temsilcimiz ARED’in ticaret ve sanayi odaları ile birlikte yürüttüğü girişimler sonucu, vergi oranları alt sınıra indirilmiş, böylece sektörün tekrar nefes alması sağlanmıştı. Ancak 06.02.2008 tarihinde Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’na sevk edilen İl Özel İdareleri ve Belediye Gelirleri Kanun Tasarısı’nda sektör için kabul edilemeyecek vergiler öngörülmektedir. Tasarının yasalaşması halinde, sektörümüze ciddi olumsuz etkileri olacaktır. |